top of page
REKLAM ALANI 2.png

Filistin’in Sesi ve Vicdanın Zaferi: Lamine Yamal’ın Işığı

DÜNYA (Kanal61 Haber Merkezi) - Bazı sesler susturulmak istenir, bazıları ise tam da o anda daha gür çıkar. 2024’ün unutulmaz kupa kutlamalarından birinde, henüz 17’sinde olan genç yıldız Lamine Yamal, Filistin bayrağını açarak milyonlarca mazlumun yüreğine dokundu. Dünyanın en büyük sahnelerinden birinde, haksızlığa karşı sessiz kalmamayı tercih etti. Bu, sadece bir bayrak açmak değildi; insanlığın en eski ve en kutsal mücadelesine verilmiş genç, samimi ve cesur bir selamdı.

Filistin’in Sesi ve Vicdanın Zaferi: Lamine Yamal’ın Işığı

Eleştiriler gecikmedi. Sosyal medya linçleri, ağır baskılar ve “siyaset yapma” diye başlayan o klasik nasihatler… Ama Lamine Yamal, doğru bildiğini söylemekten vazgeçmedi. Çünkü o, sadece yetenekli bir futbolcu değil; vicdanının sesini dinleyen, cesaret sahibi bir gençti. Ve bu duruş yalnız da değildi. İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, yapılan tüm eleştirilere rağmen Yamal’ın yanında durdu ve “Desteklenmelidir” diyerek ona açıkça sahip çıktı. Sánchez’in bu tavrı, yalnızca bir sporcuya değil, Filistin davasına ve adalet arayışına verilen anlamlı bir destekti. Liderlik, işte tam da böyle anlarda belli olur: Güçlünün yanında değil, haklının ve mazlumun yanında durabilmekle.


İnsanlık tarihi, ne yazık ki haksızlık karşısında susanların utancıyla doludur. Ama aynı tarih, o suskunluğun ortasında yükselen cesur seslerle de aydınlanır. Filistin’de yıllardır süren zulüm, evlerini kaybeden anneler, oyun oynarken bombalar altında kalan çocuklar, özgürlük için direnen bir halk… Bunlar karşısında sessiz kalmak, tarafsızlık değil, zulme ortak olmaktır.

Lamine Yamal’ın açtığı bayrak, sadece yeşil-siyah-beyaz-kırmızı renklerden ibaret değildi. O bayrak, özgürlük isteyen her mazlumun umuduydu. “Filistin özgür olana kadar vicdan sahibi insanların sesi susmayacak” sözü, boş bir slogan değildir. Bu, milyonların kalbindeki yemindir.

Şimdi sahne 2026 Dünya Kupası’na kaymış durumda. Kupa henüz bitmedi ve İspanya, turnuvanın en dikkat çeken takımlarından biri olarak yarı finale yükseldi. Yarı finalde İngiltere ya da Arjantin ile karşılaşacak. Eğer Arjantin tur atlarsa, dünya futbol tarihinin en sembolik ve anlamlı maçlarından biri yaşanacak: Filistin yanlısı genç yıldız Lamine Yamal ile İsrail yanlısı efsane Lionel Messi karşı karşıya gelecek.


Bu, sadece bir futbol maçı olmayacak. Bu, vicdanların, değerlerin ve duruşların kapışması olacak. Lamine Yamal, turnuva boyunca Filistin bayrağını cesaretle açarak mazlumların sesi oldu. Henüz çok genç olmasına rağmen haksızlık karşısında susmamayı tercih etti. Öte yandan Messi’nin efsanevi kariyeri ve Arjantin’in tecrübesi ne kadar büyük olursa olsun, bu karşılaşmada yetenekten öte bir şey ölçülecek: İnsanlık.

Bütün insanlık ve İslam dünyası neden İspanya’yı ve Lamine Yamal’ı destekleyecek?

  • Adaletin Sembolü: Yamal’ın Filistin bayrağı, milyonlarca mazlumun umudu haline geldi. Bu bayrak, sadece bir renk değil; özgürlük, onur ve direniş anlamına geliyor.

  • Gençliğin Cesur Sesleri: Yamal gibi gençlerin zulme karşı tavrı, İslam dünyasında ve vicdan sahibi tüm insanlarda büyük bir sempati uyandırdı. Bu maç, “Zalimin yanında değil, mazlumun yanında olmak” anlamına gelecek.

  • Futbolun Ötesinde Bir Mücadele: Arjantin’in tecrübesi ve Messi’nin kariyeri tartışılmaz. Ancak bu maçta kupa değil, vicdanlar tartılacak.

  • Küresel Vicdan ve Sánchez’in Desteği: İslam ülkelerinden Avrupa’daki özgürlükçü kesimlere, Latin Amerika’daki adalet arayışından Asya’daki dayanışmaya kadar geniş bir kesim İspanya’yı destekleyecek. Pedro Sánchez’in Yamal’a ve Filistin’e verdiği açık destek, bu mücadelenin yalnız olmadığını gösteriyor.


İspanya’nın kadrosunda Yamal’ın önderliğinde yükselen o genç enerji, sadece futbol oynamıyor; aynı zamanda güçlü bir mesaj veriyor: “Filistin özgür olana kadar sesimiz susmayacak.” Gençlerimizin bu duruşu, geleceğe dair en büyük umudumuzdur. Çünkü futbol sadece bir oyun değildir; o, aynı zamanda bir platformdur. Milyonlarca insanın izlediği bir sahnede adaleti haykırabilmek, gerçek bir kahramanlıktır. Lamine Yamal bunu yaptı. Pedro Sánchez de vicdani bir duruş sergiledi.


Tarih, kupaları unutsa bile cesur duruşları unutmaz. Bu turnuvada Yamal, daha şimdiden kupadan çok daha büyük bir zafer kazanmış durumda: Vicdanların kalbinde yer edinmek.


Haydi İspanya! Haydi Lamine Yamal!

Bütün mazlumların, vicdan sahibi insanların ve İslam dünyasının desteği seninle. Bu maç, sadece bir final bileti değil; adaletin sesinin ne kadar güçlü olduğunu tüm dünyaya gösterme fırsatı olacak.


Bugün Filistin’de akan kan dursun, yarın başka coğrafyalarda zulüm bitsin diye; vicdanımız susturulmasın diye sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz. Çünkü adalet, susanların değil, konuşanların omuzlarında yükselecek.


Filistin özgür olana dek… Sesimiz kısılmayacak.

Kupa daha bitmedi… Ama vicdanın galibi çoktan belli olmaya başladı.

Comments


REKLAM ALANI 1.png
REKLAM ALANI 1.png
bottom of page