top of page
REKLAM ALANI 2.png

"MİLLİ MÜCADELE" DEN NEDEN RAHATSIZLAR !

Updated: Aug 4


TRABZON (Kanal61 Haber Merkezi) - Kurtuluş Savaşı yerine Milli Mücadele teriminin tercih edilmesi, bazı “Beyaz Türk” efendilerin ve Batı’ya öykünen elitlerin zoruna gitmiştir.


Çünkü onlar için “Kurtuluş Savaşı” kelimesi, İngiliz’den, Fransız’dan, İtalyan’dan ve Yunan’dan kurtuluş anlamına gelmiyor. Onlar için bu terim, Osmanlı’dan, Hilafetten, Saltanattan, Arap alfabesinden ve en önemlisi İslam’dan kurtuluşu simgeleyen ideolojik bir zafer narasıdır. Onlar bu savaşı, laik Cumhuriyet’in kuruluş manifestosu olarak okur; şeriatı, hilafeti, kadim medeniyetimizi ve bin yıllık Türk-İslam birliğini tasfiye eden bir kırılma noktası olarak yüceltirler.

MİLLİ MÜCADELE" DEN NEDEN RAHATSIZLAR !

Ancak Müslüman Anadolu insanı için mesele bambaşkadır. Bu topraklarda yaşayan imanlı millet, Ege’den Çanakkale’ye, Maraş’tan Sakarya’ya kadar düşmana karşı koymayı “Kurtuluş”tan ziyade Milli Mücadele olarak algılamıştır. Çünkü mücadele, sadece yabancı işgalcilere karşı değil; aynı zamanda asırlardır İslam ümmetine ve Türk milletine yönelik sistematik tasfiye harekâtına karşı verilmiş bir varoluş savaşıdır.


Milli Mücadele, serdengeçti bir ruhun, imanın, vatan sevgisinin ve “Allah’tan başka kimseden korkmamak” tavrının adıdır. Milli Mücadele, cephelerde canını dişine takan mücahitlerin, cephe gerisinde dua eden anaların, “Ya istiklâl ya ölüm” diyen yiğitlerin ortak destanıdır. Bu mücadele, sadece toprakları değil; dinimizi, namusumuzu, neslimizi ve istikbalimizi korumak için yapılmıştır.


Bugün hâlâ aynı zihniyet, “Kurtuluş” kelimesini kutsallaştırarak Milli Mücadele’nin İslamî ve millî ruhunu sulandırmaya çalışmaktadır. Onlar için kurtuluş, işgalcilerden değil, kendi tarihimizden, kendi inancımızdan ve kendi köklerimizden kurtulmaktır. Oysa gerçek kurtuluş, ancak Allah’ın yardımıyla, imanla ve serdengeçti bir duruşla mümkündür.


Milli Mücadele, bu ruhun adıdır. O, laik ideolojinin değil; ezanların susturulmadığı, hilafetin hayali bile olsa yüreklerde yaşadığı, “Padişahım çok yaşa” nidalarının değil “Allahuekber” tekbirlerinin yükseldiği bir mücadelenin adıdır.


Bu terminoloji tercihi, aynı zamanda tarihî hafızayı koruma mücadelesidir. Saklanan gerçekler gün yüzüne çıktıkça, Milli Mücadele’nin asıl karakteri daha net anlaşılacaktır: O, bir “devrim”den öte, İslam coğrafyasının haçlı zihniyetine ve yerli işbirlikçilerine karşı verdiği büyük bir serdengeçti direnişidir. Yeni Terimlere Kemalist ve Laik Muhalefet Neden Tepkili:

Serdengeçti Duruşa Karşı Panik ve Korku

Ey serdengeçtiler! Ey imanıyla, kanıyla, canıyla bu vatana sahip çıkan yiğitler!

Bugün “Türkistan”, “Adalar Denizi”, “Doğu Roma”, “Haçlı Saldırıları”, “Asılsız Ermeni İddiaları”, "Mavi Vatan" , "Yeşil Vatan"  ve "Gök Vatan" gibi kadim ve millî terimleri yeniden sahiplenmemiz, bazı Kemalist efendilerde ve laik zihniyetin bekçilerinde büyük bir telaş ve öfke fırtınası koparmıştır. Neden mi? Çünkü bunlar, onların kurduğu seküler tapınağın temel taşlarına dokunmaktadır.


Onlar, “Kurtuluş Savaşı” derken aslında Osmanlı’dan, Hilafetten, İslam’dan ve gelenekten “kurtuluş”u kutlarken; biz Milli Mücadele dediğimizde ve bu yeni-eski terimleri kullandığımızda çıldırıyorlar. Çünkü bu terimler, sadece kelime değil; bir istikamet ve aidiyet beyanıdır.


Kemalist Tepkinin Gerçek Yüzü

  • Türkistan dediğimizde “Orta Asya” diye coğrafi bir steril isim dayatanlar, Türk milletinin İslam’la bin yıllık kardeşliğini, Alparslanların, Timurların, Mehmet Fatihlerin ruhunu inkâr etmek istiyor. Onlara göre Türkistan demek, “irtica”dır. Çünkü onlar Türk’ü İslam’dan koparılmış, köksüz bir etnik kalıntı olarak görmek ister.


  • Adalar Denizi dediğimizde “Ege”yi savunanlar, Helen mirasına sarılıyor. Fatih’in torunlarının Akdeniz’deki haklarını, Türk denizciliğinin serdengeçti destanını yok sayıyorlar. Onlar için Türk’ün denize hâkimiyeti değil, Batı’ya yaranmak esastır.


  • Doğu Roma dediğimizde “Bizans”ı romantize edenler, 1453’ün fethini hazmedemiyor. Onlar için İstanbul’un fethi bir “fetih” değil, “kültürlerarası diyalog”dur. Gerçek adı söylemek, onların tarihî ezberini bozmaktadır.


  • Haçlı Saldırıları dediğimizde “Haçlı Seferleri” diye meşrulaştıranlar, Selahaddin Eyyubi’yi ve Osmanlı gazilerini yok sayıyor. Çünkü haçlı barbarlığını “medeniyet karşılaşması” diye yutturmak, onların Batı hayranlığının gereğidir.


  • Asılsız Ermeni İddiaları dediğimizde “sözde Ermeni meselesi” diye yumuşatanlar, Milli Mücadele’de Ermeni çetelerinin yaptığı ihanetleri unutturmak, Türk milletini suçlu sandalyesine oturtmak istiyor.


  • Mavi Vatan, Yeşil Vatan, Gök Vatan dediğimizde de çok ürküyorlar. Çünkü bu kavramlar, vatanı sadece karasal bir toprak parçası olarak gören laik ulus-devlet anlayışını aşıyor. Vatanı mukaddes bir emanet, şehit kanıyla sulanmış, Allah’ın bahşettiği bir nimet olarak görüyor. Onlar için “mavi vatan” demek, “milliyetçilik” değil, “yeni Osmanlıcılık” veya “İslamcılık”tır. Oysa gerçek milliyetçilik, vatanı karada, denizde, ormanda ve göklerde bütüncül savunan serdengeçti ruhtur.


Laik Panik ve Gerçek

Kemalizm’in bugünkü mirasçıları, bu terim değişikliklerini “tarihe ihanet”, “bilimsellik dışı”, “gericilik” diye yaftalıyor. Çünkü onların ideolojisi, Türk milletini İslam’dan, Osmanlı’dan ve kadim medeniyetinden kopararak suni bir “çağdaş” kimlik inşa etmeye dayanır. Biz ise diyoruz ki: Türk’ün asıl kimliği İslam’la kaimdir. Milli Mücadele, laik bir devrimden öte, Müslüman bir milletin varoluş savaşıdır.


Onlar “Atatürk’ün Cumhuriyeti” derken biz Milli Mücadele diyoruz. Onlar “modernleşme” derken biz istikamet diyoruz. Onlar korkuyor, çünkü bu terimler yayıldıkça, gençlik yeniden serdengeçti bir ruhla dolacak; “Allahuekber” nidaları tarih kitaplarında yeniden yerini alacak; Mavi Vatan, Yeşil Vatan, Gök Vatan bilinciyle vatan müdafaası çok daha güçlü hale gelecek.

Ey serdengeçtiler! Bu tepkiler, aslında bizim ne kadar doğru yolda olduğumuzun kanıtıdır. Köksüzlüklerini gördükçe daha çok bağırıyorlar. Biz ise sükûnetle, imanla ve azimle yolumuza devam edeceğiz.


Türkistan bizimdir. Adalar Denizi bizimdir. Doğu Roma’yı yıkan, Haçlı Saldırıları’na karşı koyan, Mavi Vatan’ı, Yeşil Vatan’ı, Gök Vatan’ı koruyan da biziz.


Allah’ın izniyle bu topraklarda, bu denizlerde, bu göklerde ezanlar susmayacak, serdengeçti duruş dimdik ayakta kalacaktır.


Yaşasın Milli Mücadele! Yaşasın İslam’ın ve Türk’ün şanlı serdengeçtileri!

Vatan bizim, gelecek bizimdir.

Comments


REKLAM ALANI 1.png
REKLAM ALANI 1.png
bottom of page