Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü: Bencillik, vurdumduymazlık ve empati yoksunluğunun acı tablosu
- Kanal61

- Aug 1
- 3 min read
TRABZON (Kanal61 Haber Merkezi) - Karadeniz’in yemyeşil yaylalarında, doğanın huzurunu bozan bir tablo her geçen gün daha da çirkinleşiyor. Trafik levhaları, yol kenarındaki uyarı tabelaları, hatta yön işaretleri… Kurşun delikleriyle delik deşik olmuş, adeta kevgire dönmüş durumda. Birileri silahını eline alıyor, “hedef çalışması” yapıyor, “eğleniyor” ya da “havaya sıkıyor”. Sonra da gülerek uzaklaşıyor. Sanki o merminin nereye düşeceği, kimin canını yakacağı hiç umurlarında değil.

Bu sadece yaylalara özgü bir hastalık değil. Aynı vurdumduymazlık köylerde, mahalle aralarında, şehirlerin kenar semtlerinde de sürüyor. Trafik levhalarına ateş etmek, havaya rastgele mermi sıkmak, “yorgun mermi” diye adlandırılan o sessiz katilleri gökyüzüne salmak… Bütün bunlar, toplumun bir kesiminde hâlâ “masum bir eğlence” gibi görülüyor. Oysa bu “eğlence”nin bedeli, masum insanların hayatı oluyor.
Son yılların acı bilançosu bu gerçeği apaçık ortaya koyuyor. Trabzon’da son 8 yılda yorgun mermi nedeniyle 5 kişi hayatını kaybetti, yaklaşık 100 kişi yaralandı. Sadece 2023 yılında kentte 35 yorgun mermi olayı kayda geçti; 3 kişi öldü, 9 kişi yaralandı. Aynı yıl 9 yaşındaki Alperen Yavuz, annesiyle yürürken göğsüne isabet eden yorgun mermiyle yaralandı. Daha önce de 15 yaşındaki bir çocuk aynı şekilde hayatını kaybetmişti. 2025 yılında Of ilçesinde bir düğün konvoyunda havaya açılan ateş sonucu tarlada çalışan bir kadın yaralandı. Karadeniz genelinde yorgun mermi olaylarının neredeyse yarısı Trabzon’da yaşanıyor.
Türkiye’nin diğer bölgelerinde de tablo farklı değil. İçişleri Bakanı’nın 2023’te açıkladığı verilere göre son 5 yılda 120 kişi yorgun mermi nedeniyle yaşamını yitirdi. 2023’te Kilis’te bir düğünde havaya sıkılan saçmalar 7 aylık bebek Bayram Mert’i hayattan kopardı. Aynı yıl 10 yaşındaki Musa İlter, traktör kasasında oynarken başına isabet eden mermiyle 34 gün mücadele ettikten sonra öldü. 2024’te Bursa’da Evren Adıgüzel başına isabet eden yorgun mermiyle hayatını kaybetti, organları yedi kişiye umut oldu. Giresun’un Eynesil ilçesinde 2024’teki bir düğünde rastgele ateş açılması sonucu iki kişi (Hüseyin Ölçücü ve Bilal Yetim) yaşamını yitirdi. 2025’te Şanlıurfa’da bisiklet süren 6 yaşındaki Sami Yusuf Kaya, yorgun mermi isabetiyle öldü.
Yorgun mermiler yıllardır can alıyor. Bir düğünde, bir maç kutlamasında, bir bayramda havaya sıkılan mermi, kilometrelerce ötede bir çocuğun, bir annenin, bir yaşlının başına düşüyor. Hayatını kaybedenler var. Sakat kalanlar var. Bir daha asla yürüyemeyecek, bir daha asla aynı gözle bakamayacak insanlar var. Ve bütün bunlara rağmen, aynı insanlar aynı silahları aynı şekilde kullanmaya devam ediyor. Çünkü empati yok. Çünkü “bana bir şey olmaz” düşüncesi egemen. Çünkü başkasının canı, kendi keyfinden ucuz.
Bu, düpedüz bencillik. Topluma karşı saygısızlık. İnsanların korkularını hiçe saymak. “Ben eğleniyorum, gerisi beni ilgilendirmez” demek. Oysa o levhaya sıktığın mermi, yarın senin çocuğunun geçtiği yolda bir delik daha açabilir. Havaya sıktığın o mermi, bir gün senin annenin, eşinin, kardeşinin üzerine düşebilir. Çünkü bu dünyada hiç kimse “ben muafım” diyemez. Bugün sen başkasının canını tehlikeye atıyorsan, yarın bir başkası seninkini tehlikeye atacak. Bu kadar basit, bu kadar acı.
Yaylalarda doğa hâlâ nefes alıyor ama insan eli her geçen gün o nefesi boğuyor. Köylerde, mahallelerde de aynı tablo tekrarlanıyor. Trafik levhaları hedef tahtasına dönüyor, silah sesleri normalleşiyor, “bir şey olmaz” denilerek geçiştiriliyor. Oysa her delik, her yorgun mermi, toplumsal ahlakın da delik deşik edildiğinin kanıtı.
Ne zaman anlayacağız? Ne zaman “benim keyfim” yerine “hepimizin canı” diyeceğiz? Ne zaman bir levhaya ateş etmeden önce, o merminin bir insanın hayatını sonlandırabileceğini düşüneceğiz?
Bu vurdumduymazlık bitmedikçe, Karadeniz’in yaylaları da, köyleri de, mahalleleri de güvenli olmayacak. Çünkü asıl tehlike silahın kendisi değil; o silahı umursamazca, empatisizce, bencilce kullanan zihniyet.
Ve unutmayın: Bugün sen başkasının hayatını hiçe sayıyorsan, yarın bir başkası seninkini hiçe sayabilir. Bu gerçeği bir kez olsun aklına getir.





Comments