Trabzon Turizmi Neden Hedefte " Turizmcilerden Sosyal Medya Tepkisi"
- Kanal61

- Jun 17
- 2 min read
TRABZON (Kanal61 Haber Merkezi) - Sosyal medyada son dönemde Trabzon ve Uzungöl üzerinden yürütülen organize karalama kampanyaları, Türkiye’deki turizm algısındaki derin çifte standardı bir kez daha gözler önüne serdi. Ege ve Akdeniz’deki turist yoğunluğunu "turizm patlaması ve döviz girdisi" olarak alkışlayanlar, söz konusu Karadeniz ve Körfez ülkelerinden gelen misafirler olunca aniden birer "çevre ve kültür muhafızı" kesiliyor. Peki, bu tahammülsüzlüğün arkasında ne yatıyor?

Karadeniz’in gözbebeği Uzungöl, son yıllarda yalnızca doğasıyla değil, sosyal medyanın manipülatif ve hedef gösteren algı operasyonlarıyla da gündemden düşmüyor. Münferit birkaç olay ya da cımbızlanmış görüntüler üzerinden koskoca bir şehrin ve bölge esnafının emeği, fütursuzca hedef alınıyor. Trabzon turizmi adeta sistemli bir yıpratma kampanyasının ortasına çekilmek istenirken, kamuoyunun sorması gereken o can alıcı soru giderek daha yüksek sesle dile getiriliyor: Neden sadece Uzungöl?
Akdeniz’e Alkış, Karadeniz’e LİNÇ!
Her yıl Antalya, Bodrum, Marmaris, Çeşme ve Kuşadası gibi merkezlere milyonlarca yerli ve yabancı turist akın ediyor. Yaz aylarında bu bölgelerin nüfusu katlanıyor; altyapı kilitleniyor, çevre kirliliği zirve yapıyor, fahiş fiyatlar dudak uçuklatıyor ve zaman zaman kamuoyunu rahatsız eden turist davranışları sergileniyor. Ancak ne hikmetse, Ege ve Akdeniz'de yaşanan bu cümbüş hiçbir zaman "ulusal bir kriz" veya "doğa katliamı" çığırtkanlığına dönüştürülmüyor. Aksine, ülke ekonomisine katkısı üzerinden kutsanıyor.
Fakat sahneye Trabzon ve özellikle Uzungöl çıktığında, aynı çevrelerin takındığı maske birdenbire düşüyor. Resmi verilere göre turist sayısında %27’lik bir artış yakalayan ve otel doluluklarında %60’ları bulan Uzungöl’ün bu başarısı, birilerini rahatsız etmiş görünüyor. Antalya’daki turist profili ve yoğunluğu "uluslararası başarı" sayılırken; Karadeniz’e yönelen Körfez ülkeleri kökenli turistler üzerinden üretilen ırkçı ve ayrımcı söylemler, niyetin bağcıyı dövmek olduğunu açıkça ortaya koyuyor.
"Bu Açık Bir Çifte Standarttır!" Uzungöl Turizm İşletmecileri Derneği Başkanı Mustafa Akyüz, bölgeyi hedef alan provokatif paylaşımlara sert tepki göstererek şunları söylüyor: “Trabzon ve Uzungöl her yıl yüz binlerce misafiri ağırlıyor. Birkaç sorumsuz paylaşım yüzünden binlerce kişinin ekmek yediği bir sektör baltalanmak isteniyor. Antalya’da, Belek’te, Side’de benzer yoğunluklar ve turist profilleri varken neden sadece Uzungöl hedef tahtasına konuluyor? Bu kirli kampanyalara karşı yasal düzenleme şart.”
Eleştiri mi, Topyekûn Karalama mı?
Elbette turizmin olduğu her yerde plansız yapılaşmanın önüne geçilmesi, çevrenin korunması ve sürdürülebilir politikaların üretilmesi şarttır. Nitekim Trabzon Valiliği ve Büyükşehir Belediyesi de bölgede altyapı iyileştirmeleri, çevre düzenlemeleri ve kapasite kontrollerini aralıksız sürdürüyor. Ancak yapıcı eleştiri ile bölge ekonomisini çökertmeyi amaçlayan "topyekûn karalama" arasında dağlar kadar fark var.
Sosyal medyada klavye başından Trabzon’a medeniyet dersi vermeye kalkanlar, binlerce insanın bu sektörden evine ekmek götürdüğünü görmezden geliyor. Otellerden restoranlara, ulaşım sektöründen yöresel ürün satıcılarına kadar bölge halkının emeği, sırf ideolojik veya kültürel hazımsızlıklar nedeniyle feda edilmek isteniyor.
Sonuç: Turizmde Eşit Standart Şart
Karadeniz’in dünyaya açılan en önemli pencerelerinden biri olan Uzungöl, misafirperverliği ve eşsiz doğasıyla Türkiye’nin milli bir değeridir. Trabzon turizmini baltalamaya çalışan genelleyici ve yıpratıcı kampanyalar, aslında Türkiye’nin toplam turizm markasına zarar vermektedir.
Sektör temsilcilerinin de gür bir sesle haykırdığı gibi: Türkiye’nin ihtiyacı olan şey turizmde çifte standart ya da bölge milliyetçiliği değil; ülkenin tüm turizm bölgelerine aynı hassasiyetin, aynı ölçünün ve aynı saygının uygulanmasıdır. Akdeniz’e gösterilen hoşgörü ve tolerans, Karadeniz’den esirgendiği sürece bu tartışmalar iyi niyetten uzak kalmaya mahkumdur.




Comments