Trabzon’da 15 Bin Yıllık Keşif: Koskarlı Mağarası Doğu Karadeniz Tarihini Değiştiriyor
- Kanal61

- 48 minutes ago
- 2 min read
TRABZON (Kanal61 Haber Merkezi) - Trabzon’un Düzköy ilçesine bağlı Çayırbağı Mahallesi’ndeki Koskarlı Mağarası’nda yürütülen sistemli kazılar, Doğu Karadeniz’in bilinen tarihöncesi geçmişini köklü biçimde değiştirdi. Radyokarbon analizleri, mağaradaki avcı-toplayıcı yerleşiminin yaklaşık 14 bin ila 15 bin yıl öncesine (MÖ 12.900–12.000) tarihlendiğini ortaya koydu. Bu bulgular, bölgede şimdiye kadar kaydedilen en erken sistemli Epipaleolitik insan faaliyetini belgelemesi açısından büyük önem taşıyor.

Mağara, Trabzon merkezinin yaklaşık 40 kilometre güneyinde, Söğütlü Vadisi içinde, deniz seviyesinden 1.020–1.030 metre yükseklikte yer alıyor. 2019 yılında Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) yüzey araştırmaları sırasında ilk yontmataş aletler fark edildi. 2024’te ise Trabzon Müze Müdürlüğü başkanlığında ve KTÜ Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Hülya Çalışkan Akgül’ün bilimsel sorumluluğunda sistemli kazılar başladı. Kazılarda bozulmamış bir kültür tabakasına ulaşıldı. Bu tabakada çakmaktaşı ve obsidiyenden üretilmiş mikrolitler, dilgiler, ön kazıyıcılar, ateş kalıntıları, delinmiş hayvan dişi ve geyik boynuzu parçaları bulundu.
Medyada sıkça kullanılan “Göbeklitepe kadar eski” veya “Karadeniz’in Göbeklitepe’si” ifadeleri, keşfin kronolojik yakınlığını vurgulamak için tercih edilen popüler benzetmelerdir. Göbeklitepe anıtsal yapılarıyla öne çıkarken, Koskarlı bir avcı-toplayıcı mağara sığınağıdır. İki yerin işlevi ve ölçeği farklıdır; Koskarlı, Göbeklitepe’nin yerini alan bir keşif değildir. Ancak Doğu Karadeniz’de bu döneme ait sistemli verilerin neredeyse hiç bulunmaması nedeniyle bilimsel değeri yüksektir.
Kazılarda ortaya çıkan aletlerin bir kısmı, Anadolu, Levant ve Kafkasya’daki Epipaleolitik buluntularla teknik benzerlikler gösteriyor. Özellikle yarım ay biçimli mikrolitler ve Helwan düzeltisi gibi özellikler, o dönemde farklı bölgelerdeki topluluklar arasında hareketlilik veya teknoloji paylaşımı olabileceğine işaret ediyor. Obsidiyen örnekleri üzerinde yapılan jeokimyasal analizler, hammaddenin bir kısmının Kapadokya, bir kısmının ise Transkafkasya (Ermenistan-Gürcistan) kaynaklarından geldiğini gösterdi. Trabzon çevresinde doğal obsidiyen yatağı bulunmadığı için bu sonuç, 14 bin yıl önce bölgedeki insanların izole olmadığını, uzak coğrafyalarla bağlantı kurduğunu kanıtlıyor.
Mağarada bulunan mikrolitler, bileşik silah (ok ve mızrak ucu) yapımında; ön kazıyıcılar deri işlemede; dilgiler ise et ve bitki kesiminde kullanılıyordu. Delgiler ve bizler ise deri, kemik ve boynuz üzerinde delik açmak için tercih ediliyordu. Hayvan kemikleri ve salyangoz kabukları da dönemin beslenme alışkanlıkları hakkında ipuçları sunuyor.
Koskarlı Mağarası, aktif kazı alanı olduğu için ziyarete açık organize bir turizm tesisi değildir. Arazi dik ve kayalık olduğundan bireysel tırmanış güvenlik riski taşımaktadır. Kazılar devam ederken mağara ve çevresi koruma altında tutuluyor.
Bu keşif, uzun yıllar yoğun bitki örtüsü ve erozyon nedeniyle araştırma yapılamayan Doğu Karadeniz’in prehistorik geçmişine dair önemli bir boşluğu dolduruyor. Anadolu ile Kafkasya arasındaki insan hareketlerini anlamak açısından da kritik bir halka oluşturuyor. Kazıların ilerleyen aşamalarında obsidiyen kaynaklarının daha ayrıntılı analizi, beslenme ve yerleşim sürekliliği konularında yeni veriler bekleniyor.





Comments