Trabzonspor’da Fırtına Dinmiyor: Ferencvaros’tan Amedspor’a Uzanan Çöküş, Tekke'nin İstifası ve Yeni Hoca Arayışı
TRABZON (Kanal61 Haber Merkezi) - Trabzonspor, 2026-27 sezonuna büyük umutlarla başlamıştı. Mohamed Salah, Fabinho gibi dünya yıldızlarının katılımıyla “yeniden yükseliş” beklentisi oluşmuştu. Ancak UEFA Avrupa Ligi play-off turunda Ferencvaros’a toplamda 5-0’lık hezimet ve ardından Süper Lig’de Amedspor deplasmanında yaşanan 2-1’lik mağlubiyet, bu umutları kısa sürede sorgulanır hale getirdi. Fatih Tekke dönemi de bu iki maç arasında resmen sona erdi.

Genel Analiz: İki Maç, Aynı Hastalıklar
Ferencvaros rövanşında (4-0) Trabzonspor, özellikle ikinci yarıda tamamen dağıldı. Kırmızı kartlar sonrası 9 kişi kalınması süreci hızlandırdı ama asıl sorun daha derindi: Oyun planının kırılganlığı, bireysel hataların zincirleme reaksiyona dönüşmesi ve savunma hattındaki konumsal disiplinsizlik.
Amedspor maçı ise bu sorunların “minyatür” bir tekrarı oldu. Salah’ın 11. dakikada attığı golle öne geçen bordo-mavililer, üstünlüğü koruyamadı. İlk yarı sonlarında gelen beraberlik golü ve 90+1’de Gift Orban’ın attığı galibiyet golü, sadece skor tablosunu değil, takımın zihinsel ve taktiksel kırılganlığını da ortaya koydu.
Trabzonspor’un temel eksikleri netleşti:
Savunma konum hataları: Özellikle ikinci toplar ve kanat gerisinden gelen ataklarda stoper-bek uyumsuzluğu dikkat çekti. Amedspor’un ikinci golünde de benzer bir konumsal boşluk kullanıldı.
Orta saha kontrolsüzlüğü: Top kayıpları yüksek seviyede seyretti. Rakip baskı anlarında geriden doğru çıkış yapılamadı; Fabinho’nun bile oyunu dengelemekte zorlandığı anlar oldu.
Hücum organizasyonunun bireyselliğe kalması: Salah dışında net bir plan görünmedi. Onuachu’nun top tutma ve link-up oyunundaki etkisizliği, kanatların verimsizliği ile birleşince hücumda süreklilik sağlanamadı.
Maç sonu konsantrasyon eksikliği: Hem Ferencvaros hem Amedspor maçlarında son 15-20 dakikada ciddi düşüş yaşandı.
Kısaca: Bireysel kalite vardı, kolektif disiplin ve net bir oyun kimliği yoktu.
Fatih Tekke Gerçeği
Fatih Tekke’nin Trabzonspor sevgisi, şehre ve camiaya bağlılığı tartışılmaz. Eski bir efsane olarak kulübe duygusal bağları çok güçlü. Ancak futbolculuk kariyerindeki yetenek ve sevgi, tek başına iyi bir teknik direktör olmaya yetmiyor. Özellikle yıldızlarla dolu bir kadroyu yönetmek, farklı bir liderlik ve taktik derinliği gerektiriyor.
Tekke döneminde geçen sezon Türkiye Kupası kazanıldı, ligde üçüncülük alındı. Ancak bu sezon Avrupa’da ve ligde yaşanan performans düşüklüğü, özellikle stres anlarında oyun planının çabuk bozulması, tecrübe eksikliğini ve taktik esneklik sorununu gözler önüne serdi. Yönetimin ilk istifayı “duygusal yoğunluk” diyerek reddetmesi, ikinci mağlubiyet sonrası ise karşılıklı anlaşmayla yolları ayırması da bu gerçekliğin kabul edildiğini gösteriyor.
İstifa Süreci ve Geçici Çözüm
Ferencvaros maçı sonrası Tekke canlı yayında istifasını açıkladı. Yönetim gece yarısı “kabul edilmedi” dedi ve Amedspor maçına çıkardı. O maç da kaybedilince Başkan Yardımcısı Serkan Kılıç ile yapılan görüşme sonucunda karşılıklı anlaşmayla yollar ayrıldı. Kulüp, takımı Gençlerbirliği maçına eski teknik direktörlerden Hüseyin Çimşir’in hazırlayacağını açıkladı.
Yeni Teknik Direktör Arayışı: İddialar, Gerçekler ve Başkanın Duruşu
Ayrılığın hemen ardından kulislerde isimler uçuşmaya başladı:
Antonio Conte
Arda Turan (Shakhtar Donetsk)
Fatih Terim
Abdullah Avcı
Şenol Güneş
Vitor Pereira
Sergio Conceição
Ancak 3 Eylül itibarıyla Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan net bir açıklama yaptı:
“Antonio Conte, Fatih Terim, Arda Turan, Şenol Güneş ve Abdullah Avcı gündemimizde yok. Onlarla herhangi bir görüşmemiz olmadı. Yeni teknik direktörümüzün yabancı olması daha yüksek ihtimal. Çalışmalarımız o yönde ilerliyor. Rapor istediğimiz isimler var.”
Bu açıklama, özellikle yerli isimlerin (Avcı, Güneş, Terim) ve Arda Turan’ın (Shakhtar’ın Şampiyonlar Ligi hedefi nedeniyle ayrılmasının zor olması) kısa vadede düşük ihtimal olduğunu gösteriyor. Conte gibi isimler ise hem maliyet hem de Trabzon’a adaptasyon açısından zorlu görünüyor.
Şu anda en gerçekçi senaryo, Avrupa’da boşta olan veya ayrılmaya sıcak bakan, hücum futboluna yatkın, disiplinli bir yabancı teknik adamın tercih edilmesi. Başkanın “hata yapma şansımız yok” vurgusu da, aceleci değil, ölçülü bir tercih yapılacağını işaret ediyor.
Sonuç olarak:Trabzonspor, bireysel yetenek açısından Süper Lig’in en güçlü kadrolarından birine sahip. Ancak oyun kimliği, savunma disiplini ve maç yönetimi konusunda ciddi sorunlar yaşıyor. Fatih Tekke dönemi duygusal bir sayfa olarak kapandı. Şimdi camia, hem sahada hem de kulüp yönetiminde “soğukkanlı ve doğru” kararlar bekliyor. Yeni teknik direktör tercihi, sezonun geri kalanını belirleyecek en kritik hamle olacak.
Trabzonspor’un yeniden “Fırtına” olabilmesi için sadece isim değil, sistem ve karakter de lazım.







Yorumlar