Türkiye Çelik Üretiminde Yükselişte
- Kanal61

- 4 days ago
- 3 min read
TÜRKİYE (Kanal61 Haber Merkezi) - Türkiye, 2026 yılının ilk yarısında çelik üretiminde dikkat çekici bir yükseliş trendi yakaladı. Dünya Çelik Birliği (WorldSteel) ve Türkiye Çelik Üreticileri Derneği (TÇÜD) verilerine göre, Ocak-Haziran döneminde ham çelik üretimi geçen yılın aynı dönemine kıyasla yaklaşık %6-8 bandında artış göstererek 19-20 milyon ton seviyesine ulaştı. Aylık ortalamalarda %8-10’luk büyüme kaydeden sektör, küresel çelik üretimindeki yavaşlamaya rağmen güçlü bir performans sergiliyor. Bu gelişme, Türk çelik sektörünün dirençli yapısını ve stratejik yatırımlarının meyvelerini bir kez daha ortaya koyuyor.

2025 yılında Türkiye’nin yıllık ham çelik üretimi %3,3 artışla 38,1 milyon tona yükselmiş ve Avrupa’nın en büyük, dünyanın ise 7. büyük çelik üreticisi konumunu pekiştirmişti. 2026’nın ilk altı ayında bu ivmenin hızlanması, özellikle inşaat, otomotiv, makine ve beyaz eşya sektörlerindeki iç talep artışı ile ihracat odaklı büyümenin birleşiminden kaynaklanıyor. TÇÜD verilerine göre, Haziran ayında üretimdeki artış oranı %7’yi aşarken, kapasite kullanım oranları birçok tesiste %85-90 bandına çıktı.
Sektörün Lokomotifleri: Erdemir ve Kardemir Öncülüğünde Büyüme
Sektörün öncü şirketlerinden Erdemir Grubu, 2025’te 8,1 milyon ton üretim gerçekleştirmişti. Ereğli ve İskenderun tesislerinde devam eden modernizasyon yatırımları sayesinde 2026’da üretimde çift haneli büyüme hedefleniyor. İskenderun tesisinde kapasite artırımı ve verimlilik iyileştirmeleri öne çıkarken, Erdemir’in yeşil dönüşüm projeleri de dikkat çekiyor. Kardemir ise uzun mamul üretimindeki uzmanlığıyla inşaat sektörüne yönelik talebi karşılamada kritik rol oynuyor. Diğer büyük oyuncular arasında Tosyalı, Çolakoğlu, Baştuğ ve Kroman gibi firmalar da ihracat ağırlıklı üretimleriyle katkıda bulunuyor.
Hükümetin desteklediği yeşil çelik dönüşümü teşvikleri, sektörün geleceğini şekillendiriyor. AB Yeşil Mutabakatı ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) nedeniyle düşük karbonlu üretim yöntemlerine geçiş hızlandı. Elektrik ark ocaklarında (EAF) hurda kullanımı artırılırken, hidrojen ve yenilenebilir enerji entegrasyonu için büyük yatırımlar devreye alınıyor. Enerji maliyetlerindeki stabilizasyon ve doğalgaz sübvansiyonları da üreticilere nefes aldırıyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın koordinasyonunda yürütülen “Yeşil Çelik Yol Haritası”, 2030’a kadar karbon emisyonlarını %30-40 azaltmayı hedefliyor.
İhracat ve Pazar Dinamikleri
Türk çelik sektörü, AB ülkeleri ve Orta Doğu pazarlarında rekabet gücünü koruyor. 2026’nın ilk yarısında çelik ihracatı tonaj bazında %10’un üzerinde artış gösterdi. Özellikle Suudi Arabistan, Irak, Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkelerindeki altyapı projeleri ve inşaat patlaması, Türk üreticileri için önemli fırsatlar yaratıyor. AB’ye yapılan ihracat ise CBAM uyum maliyetlerine rağmen kalite ve lojistik avantajlarıyla sürdürülüyor.
İhracat gelirleri döviz girdisine önemli katkı sağlarken, sektör istihdamda da pozitif etki yaratıyor. Çelik üretimiyle doğrudan ve dolaylı olarak yüz binlerce kişi istihdam ediliyor. Sektör temsilcileri, “2026 sonunda toplam üretimin 40 milyon tonu aşabileceğini” öngörüyor. Bu rekor, Türkiye ekonomisinin sanayi üretimindeki lokomotif rolünü güçlendirecek.
Zorluklar ve Gelecek Perspektifi
Olumlu tabloya rağmen sektör bazı riskleri de barındırıyor. Küresel talepteki yavaşlama, Çin’in üretim fazlası ve haksız rekabet uygulamaları, fiyat baskısı yaratıyor. Enerji maliyetleri, hurda fiyatlarındaki dalgalanmalar ve lojistik giderler yakından takip ediliyor. Buna rağmen Türk çelik sektörü, teknolojik yenilikler ve sürdürülebilirlik yatırımlarıyla bu zorlukların üstesinden gelme kapasitesine sahip.
Ekonomistler, çelik üretimindeki yükselişin GSYİH büyümesine 0,5-0,7 puan katkı sağlayabileceğini belirtiyor. Özellikle deprem sonrası yeniden inşa faaliyetleri, otoyol ve yüksek hızlı tren projeleri gibi kamu yatırımları iç talebi desteklemeye devam ediyor. Özel sektörde ise otomotiv ihracatındaki artış (Togg dahil) ve makine sanayii çelik tüketimini yukarı çekiyor.
Sonuç ve Değerlendirme
Türkiye’nin çelik üretimindeki yükseliş, sadece bir üretim artışı değil; aynı zamanda ekonomik dayanıklılığın ve stratejik vizyonun bir yansımasıdır. Hükümet, sektör dernekleri ve özel sektörün uyumlu çalışmasıyla 2026, Türk çelik sektörü için rekorların yılı olabilir. Uzmanlar, önümüzdeki dönemde yeşil çelik sertifikasyonu, dijital dönüşüm ve katma değerli ürünlere (yüksek mukavemetli çelikler) odaklanmanın önemine dikkat çekiyor.
Bu başarı, Türkiye’nin “gelişen sanayi devi” konumunu pekiştirirken, istihdam, ihracat ve teknolojik ilerleme açısından da kritik öneme sahip. Sektör paydaşları, 2026’nın ikinci yarısında da ivmenin korunması için politikaların sürekliliğini vurguluyor. Türk çeliği, dünya pazarlarında “kaliteli ve rekabetçi” imajını güçlendirerek yoluna devam ediyor.




Comments