top of page
REKLAM ALANI 2.png

2400 Yıllık Anabasis Yolu: On Binlerin “Thalassa!” Çığlığından Maçka’nın Turizm Rotasına

TRABZON (Kanal61 Haber Merkezi) - MÖ 401 yılı… Pers İmparatorluğu’nun derinliklerinde, Babil yakınlarındaki Kunaksa’da büyük bir savaş sona erer. Genç Kyros, kardeşi Kral Artakserkses’e karşı giriştiği taht kavgasında hayatını kaybeder. Yanında savaşan yaklaşık on bin Yunan paralı asker, bir anda yurtlarından 2400 kilometre uzakta, düşman topraklarında, komutansız ve umutsuz kalır.

2400 Yıllık Anabasis Yolu: On Binlerin “Thalassa!” Çığlığından Maçka’nın Turizm Rotasına

İşte o andan itibaren başlayan dönüş yolculuğu, antik dünyanın en destansı yürüyüşlerinden birine dönüşür. Bu yolculuğu bizzat yaşayan ve anlatan komutan-yazar Ksenophon, eserine Anabasis (Yukarı Çıkış / İçlere Doğru Sefer) adını verir. Türkçeye On Binlerin Dönüşü olarak geçen bu eser, yalnızca bir askeri günlük değil; aynı zamanda Doğu Karadeniz’in en eski yazılı belgelerinden biridir.


“Thalassa! Thalassa!” – Denizi İlk Gördükleri An

Ordunun en kritik anı, Bayburt civarından kuzeye doğru ilerlerken yaşanır. Rehberleri onlara “beş gün içinde denizi göreceksiniz” der. Beşinci gün, yüksek bir tepenin zirvesine çıkarlar.


Ksenophon’un anlatımıyla:

Aylar süren zorlukların ardından bitkin ve yarı aç kalmış askerler, birdenbire uzakta parıldayan Karadeniz'i görürler. Toplu bir haykırış yükselir:

“Thalassa! Thalassa!” (Deniz! Deniz!).


Sevinç gözyaşları içinde kalkanlarını yere vurur, her biri bir taş getirerek tepeye bir anıt yığını oluştururlar. Bu tepeye Thekes adını verirler.


Yerel tarihçilere ve Maçka’nın resmi kaynaklarına göre, bu tarihî anın yaşandığı yer, bugün İskobel Yaylası olarak bilinen bölgedir. Thekes Tepesi’nden Maçka’ya inen ordu, oradan Trabzon (Trapezus) limanına ulaşır ve Karadeniz’e kavuşur. Trabzon, On Binler’in İran’ın içlerinden çıkıp ulaştığı ilk Yunan kolonisi olur.


2400 Yıl Sonra Yeniden Canlanan Yol

2026 Ağustos’unda Trabzon’un Maçka ilçesinde önemli bir adım atıldı. Maçka Kaymakamı Şahin Demir ve Belediye Başkanı Koray Koçhan, İskobel ve Kofrakol yaylalarında incelemelerde bulundu. Amaç netti: Yaklaşık 2400 yıllık Anabasis Yolu’nu modern trekking ve doğa turizmine kazandırmak.


Başkan Koçhan’ın sözleri, projenin ruhunu özetliyor:“Ksenophon’un yazdığı On Binlerin Dönüşü adlı eserde anlatılan On Binler ordusunun denizi ilk kez gördüğü yerin bu bölge olduğu değerlendiriliyor. Denizi gördüklerinde burada yüksek bir taş yığını oluşturuyor, kalkanlarını kırıyor ve bu noktadan denize doğru yürüyüşlerine devam ediyorlar. Biz de binlerce yıl sonra insanları bu tarihi yürüyüş güzergahıyla yeniden buluşturmuş olacağız.”

Güzergahın Maçka sınırları içindeki bölümü, yaklaşık 30 kilometrelik kesintisiz bir yürüyüş parkuru oluşturuyor. Daha geniş ölçekte ise Gümüşhane’den Trabzon limanına uzanan toplam rota 70 kilometreyi buluyor. Parkur; Dilaver Yaylası, Selboğazı, Kofrakol, Kusal Yaylası ve Mağmat Boğazı gibi doğal kamp alanlarından geçiyor. Sümela Manastırı’nı kuş bakışı gören noktalar da rotanın en etkileyici durakları arasında.


Proje, Tarım ve Orman Bakanlığı, Maçka Kaymakamlığı ve Belediye iş birliğiyle yürütülüyor. Hedef, önümüzdeki yıl (2027) güzergahın tamamen hazır hale getirilmesi. Kamp alanları, işaretlemeler ve trekking altyapısıyla yol, hem tarih hem doğa tutkunlarını ağırlayacak.


Neden Bu Kadar Önemli?

Anabasis Yolu yalnızca bir yürüyüş rotası değil.

  • Antik dünyanın en ünlü askeri epiklerinden birinin sahnesidir.

  • Trabzon’un yazılı tarihte ilk kez anıldığı belgedir.

  • Doğu Karadeniz’in coğrafyasını, iklimini ve halklarını (Makronlar, Kolhlar) 2400 yıl öncesinden bugüne taşıyan bir köprüdür.

  • Sümela Manastırı, yaylalar ve vadilerle birleştiğinde, tarih + doğa + trekking üçgeninin nadir örneklerinden birini oluşturur.

Maçka Kaymakamlığı’nın 2013’te başlattığı envanter çalışmaları, bugün somut bir turizm projesine dönüşüyor. Böylece Ksenophon’un askerlerinin “Thalassa!” diye bağırdığı tepeler, modern yürüyüşçülerin de aynı manzarayı izleyeceği yerler haline geliyor.


Sonuç: Tarih Yürüyor

2400 yıl önce umutsuz bir ordunun denizi görüp sevinç çığlıkları attığı yol, şimdi turistlerin, tarih meraklılarının ve doğa severlerin ayak izleriyle yeniden canlanıyor.

İskobel Yaylası’nda durup Karadeniz’e bakmak… O an, yalnızca bir manzara değil; zamanın ötesinden gelen bir çığlığın yankısı olacak:

Thalassa! Thalassa!


Maçka, antik dünyanın en unutulmaz yürüyüşlerinden birini yeniden yazıyor. Ve bu kez yol, savaştan değil, keşiften geçiyor.

Yorumlar


REKLAM ALANI 1.png
REKLAM ALANI 1.png
bottom of page