top of page
REKLAM ALANI 2.png

En çok soruşturma izni AK Partili belediyelere çıkmış

Updated: Aug 4


TRABZON (Kanal61 Haber Merkezi) - İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin 2026 Nisan ayında, bakanlığın resmî ağzıyla açıkladığı rakamlar ortadadır. 31 Mart 2024 yerel seçimlerinden 17 Nisan 2026’ya kadar belediyeler hakkında 3 bin 309 araştırma ve inceleme yapılmış. Bunların 1.535’i hakkında soruşturma izni verilmiştir.


Dağılım ise şöyledir: AK Parti: 677 (yaklaşık yüzde 44) CHP: 371 MHP: 128 DEM Parti: 18 İYİ Parti: 9 Diğer: 332

En çok soruşturma izni AK Partili belediyelere çıkmış

Kaynak bakanlığın kendi açıklamasıdır. Mükerrer dosyalar da vardır; aynı belediye hakkında birden fazla işlem yapılabilmektedir. Ama öz değişmez: En fazla dosya, iktidar partisinin yönettiği belediyelerde çıkmıştır.


Peki muhalefet ve onun medyası bu tabloyu kendi tabanına anlatır mı? Hayır! Anlatmaz. Çünkü anlatırsa “AK Parti de yargılanıyor” imajı bozulur. “Seçilmiş muhalifleri eziyorlar” diye kurulan ajitasyon kulesi sarsılır. O yüzden sürekli aynı plak çalınır: “Yargı AKP’nin elinde, polis AKP’nin elinde, basın AKP’nin elinde!”


Soru şudur: Yargı, polis ve basın gerçekten tek elde olsaydı, kendi belediyelerinde bu kadar alenen usulsüzlük ve yolsuzluk dosyası çıkar mıydı? Bir belediye başkanı olsanız ve her şeyin sizin tarafınızda olduğunu bilseniz, bu kadar rahat suç işler miydiniz? Yoksa “bizden olanın üstü kapatılır” konforuyla mı hareket ederdiniz?

Cevap ortadadır.


Çünkü mantık basit ve acımasızdır: “Ben çalarım, hortumlarım. Üzerine bir Atatürk maskesi takarım. Milyonlar arkamda olur. Çalsam da inanmazlar.”

Bu mantık yalan değildir. Görünene bakarsanız, tam da budur. Kamalizm ve Atatürk maskesi, bazı çevrelerde her türlü hesabı, ihaleyi, usulsüzlüğü, kayırmacılığı meşrulaştırmanın en ucuz kalkanı haline gelmiştir. “Biz cumhuriyetçiyiz, laikiz, Atatürkçüyüz” deyince dosya kapanacak sanılmaktadır. Halkın bir kısmı da “onlar yapmaz, yapsa bile siyasidir” diye kendini kandırmaya devam etmektedir.


Herkes sanıyor ki bu dosyalar sadece muhalefete aittir. Halbuki iktidara ait belediyelerde daha fazla dosya vardır. Bakanlık verileri bunu göstermektedir. Muhalefet bunu kendi tabanına söylemez; çünkü “AK Parti yargılanıyor bak” imajı kendi tabanını yağlama açısından sıkıntılıdır. O yüzden fazla dillendirmezler. Böylece daha rahat ajitasyon yapıp milleti kandırabilmektedirler. Çoğu insan AK Parti’nin dosyalarının daha fazla olduğunu bilmez. Zaten öğrenmelerini de istemezler.


Asıl mesele yalnızca sayı değildir. Asıl mesele sonuçtur. Soruşturma izni verilen dosyaların ne kadarı iddianameye dönüşmektedir? Ne kadarı tutuklamayla, ne kadarı görevden almayla sonuçlanmaktadır? Muhalefet belediyelerinde operasyonlar, tutuklamalar, görevden almalar ve kayyumlar daha görünür ve hızlı ilerlerken, iktidar tarafında aynı hız ve aynı sonuçlar görülmemektedir. Bu da “eşit muamele” iddiasını zayıflatmaktadır.

Ama rakamları inkâr etmek, “yok öyle bir şey” demek, veriyi kendi tabanından gizlemek, doğrudan yalan söylemektir.


Muhalefetin bu konudaki tutumu, klasik bir manipülasyondur. Rakamlar kendi aleyhlerine işlediği anda susarlar. Kendi belediyelerinde çıkan her dosyayı “siyasi operasyon” diye yuttururlar. İktidar belediyelerinde çıkan dosyaları ise yok sayarlar. Böylece hem kendi tabanlarını “mağdur” hissiyle beslerler, hem de gerçekleri perde arkasında tutarlar. Bu, bilgiyle değil, duygularla siyaset yapmaktır. Bu, milleti bilerek cehalette tutmaktır.

Dürüst olmak isteyen herkes şunu kabul etmelidir:

  1. Yerel yönetimlerde yolsuzluk ve usulsüzlük partiler üstü bir hastalıktır.

  2. En çok dosya şu anda AK Partili belediyelerde çıkmıştır.

  3. Bunu bilip susmak veya tersini iddia etmek, halkı bilerek kandırmaktır.

  4. Maske takarak (ister Atatürk maskesi, ister “biz daha temiziz” maskesi) hesap vermekten kaçmak, eninde sonunda maskenin düşmesiyle sonuçlanır.


Rakamlar bakanlığın kendi ağzından çıkmıştır. Bunları görmezden gelip sadece muhalefet belediyelerini hedef alan bir anlatı kurmak, ne hukuk ne de siyaset ahlakı açısından savunulabilir.


Ey vicdan! Rakamlar konuşurken sen susma. Maske takanlar konuşurken sen susma. Hakikat ortadayken sen susma.


Çünkü susmak, bazen en büyük suç ortağı olmaktır.

Bu millet ne yalanla doyar, ne maskeyle avunur, ne de rakamları görmezden gelerek ayakta kalır.


Gözünü açanlar bir gün hesap soracaktır. Ve o gün, maskeler düşecektir.

Comments


REKLAM ALANI 1.png
REKLAM ALANI 1.png
bottom of page